“Türk müziği” kelimesinden neden gocunuluyor?

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Ankara ve İstanbul başta olmak üzere bakanlığa bağlı taşra teşkilatlarındaki Türk Müziği koroları ve topluluklarının başında bulunan “Türk müziği” kelimesinden vazgeçilip yeni isimler konulması çalışması başlatıldı.Buna göre ülkemizde, “Devlet Türk Müziği-Devlet Türk Halk Müziği Korosu” olan isimlerin birçoğu, bölgesine ve şehrine göre yeniden şekillendiriliyor.Böyle bir çalışmanın hiç de hayra alâmet bir çalışma ve uygulama olmadığı ortada.

***

“Ben, Türk müziği, Türk müzik kültürümüz adına buruk ve üzüntülüyüm.” diyen ve olaya “millî” bakış açısıyla yaklaşan Neyzen Süleyman Erguner, haklı olarak bu uygulamaya şu ifadelerle tepki gösteriyor:“Şimdi sıra ‘Türk Musikisi’ne mi geldi?Geldik yine aynı girdaba; her ne kadar, bölgelere-yörelere göre müzik topluluğu adı hedeflenmişse de buralardaki müziğin başka bir müzik mi, başka bir müzik kültürü mü, başka bir müzik sistemi olduğu mu düşünülüyor.Bu arada, ‘Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’ var ve bu topluluk, tasavvuf müziğimizin yanı sıra özellikle ‘Konya Şeb-i Arûs Törenleri’ni icra ediyor. Belki yakında ona da bir isim bulunacak, “Konya Şeb-i Arûs Topluluğu’ gibi…Halbuki; Elazığ, Urfa, Edirne’de aynı isimlerle birçok yerel topluluk var. Hepsi de çok güzel ve başarılı olarak bölge-yöre müzik kültürlerini icra ediyorlar. Bunlar, devletten yardım almayan, kendi öz kaynaklarıyla, gayretleriyle ayakta duran amatör ve profesyonel topluluklardı. Şimdi, Bakanlıkça oluşturulan bu uygulama onlara rakip çıkacak gibi görünüyor. Bir de pandeminin getirdiği olumsuz müzik piyasasını düşünürsek, haksız rekabetin etkilerini bu bölge sanatçıları da yaşayacak… Ayrıca, çok isteniyorsa; mevcut durumdaki Türk Müziği Devlet Koroları korunarak, yeni yerel korolar-topluluklar oluşturulabilirdi. Bunun da konservatuvarlardan mezun olan ve hal3akadro bekleyen birçok genç sanatçımızın istihdam edilmesini sağlayacağı kesindir.Bu isim ve yapı değişikliği sonucunda müzik icrası ve yapılanması; müzik kültürümüz, mirasımız açısından çok ciddi değişim-etki getirecek, çok önemli bir uygulama.”

***

Sayın neyzenimiz, hadiseye “millî” duygular açısından bakarak yaklaşıyor.Böylesine ve Türk müziği açısından garabet teşkil eden bu uygulamaya ve hadiseye, milliyetçilik açısından da bakılabilir. Bildiğiniz gibi yakın tarihimizin acınası facialarından biri de milleti kendi müziğini dinlemekten alıkoymaktı. Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya’nın emriyle 1934’te radyolardan Türk Müziği dinlenmesi tamamen yasaklanmıştı. Anadolu Ajansı 3 Kasım 1934’te bu yasağı şu şekilde haberleştirir:“Dâhiliye Vekâleti bugün Büyük Millet Meclisi’nde Gazi Hazretlerinin alaturka musiki hakkındaki irşadlarından ilham alarak bu akşamdan itibaren radyo programlarından alaturka musikinin tamamen kaldırılmasını ve yalnız garb tekniğiyle bestelenmiş, motifleri millî musiki parçalarımızın, garb tekniğine vakıf sanatkârlar tarafından çalınmasını alâkadarlara bildirmiştir.”Tarihçi Ahmet Uçar, Derin Tarih’te “İnkılaplardan Türk Müziği de Nasibini Aldı” başlığı altında Türk Müziği’nin başına gelenleri bize yorumlayarak haber veriyor. Bu yeni uygulamayla biz ne Türk Halk Müziği’nden, ne Türk Sanat Müziği’nden ne de Türk Klasik Müziği ile Türk Tasavvuf Müziği’nden vazgeçecek değiliz. Konya türküleri ile oyun havalarını da dinlemeye devam edeceğiz. Sanatçılar da icralarını geliştirip, yenileyerek devam ettirecekler. ‘Türk’ kelimesinden ve ‘Türk Müziği’nden neden bu kadar gocunuluyor, onu anlamış değilim!?Birilerinin şeyine mi batıyor?!Türk milleti diye bir millet var mı, var.Dünyada Türk müziği diye bir müzik türü var mı, var.Alaturka müzik yerine bu millete ‘alafranga müziği’ yıllarca, ve zorla dinlettirmeye çalıştınız mı, evet.

***

Yazımıza bir kıssayla son verelim:“Tek parti Cumhuriyet döneminin millete bakışına ilişkin bir örneği de Sivas’tan rivayet ederler. Bu dönemde Sivas’a Riyaseti Cumhur Senfoni Orkestrası tamamen klasik batı eserlerinden oluşan repertuvarı ile konser vermeye gelir. Sivas halkı biraz da zorla konserin verileceği salona toplanır. Konserden sonra bir gazeteci salondan çıkanlardan birine ‘Konseri nasıl buldunuz?’ diye sorar. Sivaslının Cumhuriyet adına halka dayatılan, milletin tarihiyle, kültürüyle, değerleriyle ilgisi bulunmayan bu etkinlikle ilgili görüşü gerçekten enteresandır; ‘Sivas, Sivas olalı Timur’dan beri böyle zulüm görmedi’.”

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

xxx izle porno bedava porno Alexis Texas Asa Akira Riley Reid Kendra Lust Peta Jensen Jada Stevens Mia Khalifa
Tema Tasarım | Osgaka.com