Ana Sayfa Manşet, YAZARLARIMIZ 3.03.2022 139 Görüntüleme

Dünya Telaşı Olan Şair… Mustafa UÇURUM

O bir baba,o bir eğitimci,o bir şair,o bir edebiyat derneği başkanı,o bir dergici,o bir öykücü,o bir tutkulu bir Müslüm dinleyicisi.
O gitmeyi,en çok trenlere yakıştıran şair…

Sayın şair Mustafa Uçurum’un ilk şiir kitabı
‘Tenhalayın Kalbimi” kitabında kalabalıklardan kaçan,bir ırmak suskunluğunda şiirlere kaçan şair var…
”Kaybolduğum her an
şiirden gece çaldım
Felekten değil”
Hemen arkasından ekliyor…
”Şimdi çok kalabalığım,Tenhalayın kalbimi”

Yazarın ikinci kitabı bir deneme ”Esmeliğime Bakma”Gitmeyi en çok trenlere yakıştıran şair .Kitapta sırtını şiirlere yaslamış.Her nesir bir şiir gibiydi.
“Kimse benzetmesin kendine beni.Ben kırsal bir mekanda,denize uzak,içine doğru yürüyen biriyim.Ve BAKMAYIN ESMERLIĞİME,içim buz dağı benim ” diyordu.

“Konuştukca Memleket”
Ona,buna,kendine dokundukca bir ah.
Ve ekliyor.
“Bu poz güzel,dünya için ölümlü bir gülümseyiş.
Haberim yokmuş gibi çek.
Kimse anlamasın ne kadar yenildiğimi.
Şimdi susmaktan daha fazlasıyım”
Şair, baba olmayı önemser. Çocukların ihmal edilmemesi gerekliliğine hep vurgu yapar.

“Deneme Çekimi” kitabında bunu şöyle tanımlıyor.
“Tadi kalmadı dünyanın,bu kesin.Mutlu olmayı bile beceremeden büyüyor çocuklar.Bir uçurtmanın ipine sımsıkı sarılmadan,gökyüzüne bakarak düşler kuramadan,misketlerin şıkırtısını duyamadan,toza,kuma belenmeden plastik ve dijital bir fanus içinde birden büyüyor çocuklar”Eğitimci bir baba olan şair.

Günübirlik telaşlar, bunaltan mesai saatleri,aklımızı başımızdan alan krizler.Biz boğulurken bunların altında cezayı çocuklarımız ödemesin.”Düşlerinizi rüzğarlar yırtmadan salıverin uçurtmalarınızı gökyüzüne” diyor.

“Şehirde Yeni Bir Rüzgar” isimli deneme kitabında.Direncini kuşanmış onurlu bir şair edasıyla yeniden dönüş diyor.
“Ben ey derim ve severim ey demeyi bilenleri.Şehirde gök gürültüsü gibi bir çığlık,eyyy…Filistin kalbimiz ol diyerek haykırıyor…
“Dünya Telaşı” şiir kitabı,şairin kalbinin telaşı.
“Dünya yer değiştiriyorsa çocuklar annesiz,coğrafya kurak”
“Bir anlamı yok çiçekler ölülere örtü oluyorsa”
Dünya gençleşecek güneş gözlerini kamaştırdıkca.
Üç günlük her şey,gövdemizin yere düşmesi kalkması üç gün.
Karanlık kalmasın hiç bir köşede diye dünya telaşı işte…
Telaş içindeki dünyadan şiirle çırpına çırpına,çarpına çarpına dirilişe yürümek.

Ve son kitap…
“Uçurumda Bir Gömü”
Az sözle çok şey anlatan kısa öyküler.
Her şeyin bir çizgisi olduğunu işaret ederken.
Bir yüz çizgisinden insanı tanımlıyor. “Emrolunduğu gibi dosdoğru ol.Doğru olanın işi de düz gider.”

Bir başka öykü “Anarşist domatesler” Bir çocuğun hayalinde büyüyünce asker olmak düşü varken dedesinin bahçedeki sert domateslere bunlar anarşist domates dediği için dedesinin askerler tarafindan götürülmesine içerleyen,asker olmaktan vazgeçen çocuk gözünde eylül postalların izi vardı.

Deniz Feneri çocukları, misketler, namaz vakitleri, memleketi Tokat. Gıj Gıj baba türbesi.Horasanlı dervişin şehrin en yüksek tepesinden şairler yurduna bakarken.Şairin yenilen şehirler tanımı kentsel yenişim oluyor.

Kah Köroğlu,kah Battal Gazi olup bir at üstünde savaş meydanlarına koşuyor. Kendini modern zamanlardan kurtarmak için, ne kadar uzak varsa aşıyor.

Yoksul bir çocuğun okul korosuna seçilip, giyecegi kiyafeti bulamayışı ve komşudan ödünç bulunan kıyafet ve kırmızı papyona koro boyunca elinin hep papyonda olması.Yoksulluğun ve emanet kıyafetin acı izlerini taşıyor.

“İnsan yalnızlığı ile en çok susarak anlaşır”diyor şair.
Uçurumda bir gömü şairin kalemle kalbini kazıyıp bulduğu bir hazine aslında.
Öyküler, türkülerden, şiirden, şairlerden, şehirlerden, yollardan, yıllardan, eylül öncesinden, postallı eylülden, Konya’dan, Mevlana’dan,Tokat’tan arayıştan.
Kudüs şiirlerinde, öykülerinde hep baş tacı.

Saik Faik’den,Neyzen Tevfik’den, Özdemir Asaf’tan Melih Cevdet Anday’dan. Göçten, gurbetten, yoldan, yolcudan, hüzzamdan, aklıevvel kırık Ahmet’den bahsediyor.
Sayın şair 2009 dan bu yana üzerimde emeği olan yazarlardan biridir.Emeğine hürmeten,edebiyat adına şairi saygıyla selamlıyorum.

Her şeyin bir sesi var,diyerek “Gitmeyi en çok trenlere yakıştırıyorum” diyor.
Yazıyı şairden bir şiirle taçlandırarak bitirelim.

Uçaklar gezerken Üzerimizden
Bomba yerine,çiçek Atsınlar bize
Çocuklar çocukluğunu Bilsin..
Mustafa Uçurum

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

xxx izle porno bedava porno Alexis Texas Asa Akira Riley Reid Kendra Lust Peta Jensen Jada Stevens Mia Khalifa
Tema Tasarım | Osgaka.com