Ana Sayfa GÜNDEM, Manşet, Manşet Altı, POLİTİKA, Sür Manşet 25 Nisan 2021 55 Görüntüleme

AMERİKA’NIN, 1915 OLAYLARINI ORTAYA ATMASI TÜRKİYE’YE YAPTIRIM UYGULAYABİLMEK İÇİNDİR

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Atik Ağdağ; “Maalesef, Türkiye çok ciddi ve büyük bir ekonomik dar boğazın içerisindedir. Bugün Amerika’nın küstah ve insanlık dışı açıklamasına doğru bir cevap verememesinin en temel sebeplerinden birisi, mevcut ekonomi yönetiminin zayıflığı ve zafiyetindendir.” dedi.

Saadet Partisi Konya İl Başkanlığının Nisan ayı İl Divan Toplantısı, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Atik Ağdağ, İl Başkanı Hüseyin Saydam ve çok sayıda teşkilat mensubunun katılımıyla çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam; “Saadet Partisi olarak son 20 yıldır, Milli Görüş Hareketi olarak da 52 yıldır hem ülkemizin hem İslam coğrafyasının hem de dünyadaki mazlum ve mağdurların zalim sistemler karşısında ezilmemesi, yeryüzündeki haklarından eşit olarak haklarını almalarını sağlamak adına mücadele veriyoruz. Küresel zalimler yeryüzünde kendi iktidarlarını oluşturmak, dünya hakimiyetini kurup kendileri dışındaki insanların köleleştirmek, diğer insanların haklarını gasp etmek istemektedirler. Buna karşı duran, herhangi bir şekilde oluşturmak istedikleri düzene karşı gelen kim olursa da bu karşı gelenleri ortadan kaldırmak için de ne gerekiyorsa yapmaktadırlar.

Bütün dünyada sömürü sistemini kurup dünyayı sömüren bu küresel zalimler sömürdükleri kaynaklarla da zulüm yatırımlarını sürdürmektedirler. Geçmişte yazılı basın, sonraları radyo ve televizyon şimdi ise sosyal medya onların yatırımlarıdır. Her ne kadar özgür bir ortam gibi görünse de tamamen onların kontrolündedir. Bütün dünyada satılık kalemler, onların istediklerini söyleyecek satılık uzman kılıklı adamlar, onların istediklerini yerine getirecek siyasetçi ve iktidarlar bulmakta ve yeryüzü hakimiyetini adım adım gerçekleştirmeye doğru gitmektedirler.” ifadelerini kullandı.

KÜRESEL GÜÇLER, ÜLKEMİZİN ÜSTÜNDEKİ PLANLARININ NEREDEYSE SON AŞAMASINA GELDİLER

Küresel güçlerin, Türkiye üzerindeki planlarının işletmeye devam ettiğini belirten Saydam; “Bundan 98 yıl önce de Lozan’da bizimle Avrupalı devletler anlaşamayıp masadan kalkacakken Haim Nahum denen adamın telkinleri ile bu küresel ittifakın temsilcileri tekrar masaya oturmuş ve bizimle anlaşmayı kabul etmişlerdir. Ama arka planda ülkemiz üzerinde hain planlarını işletmeye devam etmişlerdir. Neydi planları? ‘Aç bırakacağız. İşsiz bırakacağız. Borca esir edeceğiz. Milli ve manevi değerlerinden uzaklaştıracağız. Irk, tarikat, mezhep, siyasi görüş ayrılıkları oluşturup tahrik edecek ve böleceğiz. Kolay lokma hâline getirip sonra yutacağız.’ 98 yıldır ülkemiz üzerinde bu oyunlar mütemadiyen oynanmaktadır. Her seferinde de milletimizi kandıracak, milletimizi istedikleri kıvama getirecek bir argüman bulmuşlardır.

Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara bir bakacak olursak: ‘Üretmeyin siz pahalıya mal edersiniz.’ diyerek sanayinin gelişmesinin önüne geçmişler, ekmeyin zarar edersiniz politikaları uygulattırmışlar, zarar edene de ölmeyecek kadar destek vererek tarımsal üretimin önüne geçmişlerdir. Üreten kendi öz kaynaklarımızı da önce zarar ettirmişler sonra da bu devlete millete yük diyerek özelleştirme adı atında da satılarak dışa bağımlı haline getirilmiştir. Borç para temin ederek ülkemizin ve insanımızın boyunduruk altına almışlar, medyanın yerel insanlar tarafından yönetilmesini zorlaştırmışlar ve medya eğer ayakta kalması gerekiyorsa küresel zalimlerin desteğiyle ancak ayakta durabilmesi, onların istediği doğrultuda yayınlar yapması ve toplumu onların istediği gibi şekillendirmesi gibi adım adım bu planları işletmektedirler ve bu planları doğrultusunda neredeyse son aşamaya geldiler. Çok gariptir bütün bunlar bilinmesine ve her şey gözümüzün önünde cereyan etmesine rağmen herkes bir şekilde bu plânların işletilmesine âlet oluyor.” şeklinde konuştu.

TURİZM İÇİN ÜLKE MENFAATLERİNDEN TAVİZ VERİYORLAR!

Saydam, konuşmasının devamında ise; “Bugün ülkemizde gelir adaletsizliği had safhaya ulaşmış, iktidar zenginleri semirdikçe semirmiş, vatandaşsa yoksullaştıkça yoksullaşmış. Vatandaşın genel ekseriyeti açlık sınırının altında yaşamaktadır. Ülke nüfusunun %1’lik kesimi ülke gelirinin %55’ini elde ederken kalan %99’luk kesimi ise gelirin ancak %45’ini bölüşmektedir. İşbirlikçi zihniyetler tarafından vatandaşımız aç bırakılmıştır. Yine aynı zihniyetin on yıllardır yanlış eğitim politikaları ile sorumsuz, sorunlu, bencil bir toplum oluşturarak, diğer taraftan da insanımıza iş, ülkemize gelir getirecek yatırımlar yapmak yerine ülkenin bütün kaynaklarını eğlenceye yönelik yatırımlar yaparak, insanımız işsiz bırakılmıştır. İş bulabilenler ise bugün bu eğlence sektörlerinde vasıfsız hizmetçi pozisyonunda çalışmaktadırlar. 100 yıl önce dünyanın efendisi olan insanımız bugün hiçbir şekilde kabul edemeyeceğimiz bir duruma maruz kalmaktadırlar.

Fabrika yapmak, teknolojiye bilime yatırım yapmak yerine eğlenceye yapılan yatırım ülkemizi her yönden zor durumda bırakmaktadır. Şimdi ülkenin bütün umudu turizme bağlanmıştır. Ne büyük acizlik bu değil mi? Ne hale düşürüldük? Turist gelecek, turizm canlanacak diye teravih yasaklanıyor hacı amca! Farkında mısın? Ama pandemi var diye sen evinden çıkamıyorsun. Turist geliyor istediğini yapıyor, elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Sen ne hacca gidebiliyorsun ne umreye? Evet esnaf kardeşim sen aylardır işyerini açamıyorsun. Ama birileri rahatça istediği yeri gezebiliyor. Neden? Çünkü bütün umutlar ona bağlanmış. Rusya’dan turist gelecek diye, ülke menfaatlerinden taviz veriyoruz milliyetçi kardeşim. Turist gelecek diye havaalanında çiçeklerle bekletiyorlar seni bürokrat kardeşim. Bu mu ülke insanına görülen reva. Gelecekse gelsin veya nasıl gelirse gelsin. Böyle bir idare olur mu? Ülkenin geleceği tek bir sektöre bağlanır mı? Hem de o sektör her yönüyle bizim milli ve manevî değerlerimizle örtüşmüyorsa?” dedi.

SEN ŞUCUSUN, SEN BUCUSUN DİYEREK MİLLETİMİZ KUTUPLAŞTIRILMIŞTIR

Toplumun kutuplaştırıldığını ifade eden Saydam; “Diğer taraftan üretmeyen sürekli tüketen, hazıra alıştırılmış bir toplum oluşturuldu. Gerekli altyapı oluşturulmadan herkes lükse özendirildi. Lüks ve rahat bir yaşama alıştırıldı. Tabi ki bu lüks ve konforlu yaşamın bir bedeli var. Ne ile olacak? Para ile olacak. Üretiminiz de yoksa? Bankalar vasıtası ile borç dağıtıyor. Ülkede bazı yatırımlar yapılmış. Yol yapılmış, hastane yapılmış, köprü yapılmış, millet bahçesi yapılıyor, millet kıraathanesi yapılıyor. Bunların hepsini borçla yapılıyor. Belediyeler borç batağında. Hizmet yapamaz duruma gelmiş. Vatandaşa çeşit çeşit vergi salınıyor, her tarafa tuzak kurulmuş ceza yazılıyor. Her gün bürokratik olarak birtakım zorluklar çıkarıyor ve bunları para ile çözerim diyor yine para topluyor. Vatandaş hem kendi ihtiyaçlarını karşılamak hem de devletin borcunu ödeyebilmek için o da kredi çekmiş o da borca batmış. Haliyle adamların planları tıkır tıkır işletiliyor.

Binlerce yıldır var olan bir millet olarak bildiklerimiz bize niye yetmedi anlamakta güçlük çekiyoruz? Bir batı hayranlığıdır aldı gidiyor. Bizim dışımızdaki bütün partiler her ne kadar birçok konuda anlaşamıyorlar gibi görünse de aslında referans noktaları hepsinin aynıdır. Hepsi problemlerin çözümünde batının çözüm yollarını kullanırlar. Nedense ne inancımız ne de örf ve âdetlerimizi referans almamaktadırlar. Ve bu konuda hepsi ittifak halindedirler. Bu şekilde davranışları neticede ülkemizi, insanımızı kendi milli ve manevî değerlerimizden uzaklaştırmıştır. Eğlenceye yapılan yatırımlar, medya sektörünün o yönde yaptığı yayınlar ve denetimsizlik, hırsızın, soysuzun, ahlaksızlığın cezalandırılmaması; dürüst, ahlaklı, milli ve manevî değerlerine bağlı insanların bu sürece kurban edilmesi, adalette ortaya çıkan zaaflar milletimizi başka bir yöne itmiştir ve son 70 yıldır özellikle de son 20 yıldır birtakım yaftalar üzerinden milletimiz birbirinden kopartılmıştır. Sen şucusun, sen bucusun, bizdensen vatansever, başka düşünüyorsan vatan hainisin denilerek milletimiz kutuplaştırılmıştır.

Akrabalar arasına, komşular arasına nifak tohumları ekilmektedir. Bu gidişat iyi bir gidişat değildir.” şeklinde konuştu.

ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ

Saydam, konuşmasının son bölümünde ise; “Bugün Doğu Türkistan’da soydaşlarımıza yapılan zulümler, işte şimdi her ramazan ayında olduğu gibi bu ramazan ayında Filistin’de, Gazze’de, Kudüs’te yapılan zulümler ve hiçbir yaptırımın olmaması, işin başka bir boyutu. Yarın bir gün kısık bir sesle ufaktan bir kınamaya geçiştireceklerdir. Bu zulmü yapanların temsilcileri bizim ülkemizde bizden daha fazla korunaklıdırlar ve dönem dönem küstahça açıklamalar yapmaktadırlar. Bunlara bile gereken cevap verilememektedir.

Şu pandemi dönemiyle birlikte bile insanımız, ülkemiz, dünya bir yere götürülmek istenmektedir. Bütün bunlar kendi elimizle yaptırılmaktadır. Burada Erbakan Hocamızın ‘Siyonizm öyle ustadır ki; ben mi Siyonizm’e hizmet edeceğim türküsünü söylettire söylettire kendisine hizmet ettirmektedir.’ sözü tekrar aklımıza gelmektedir. Kıymetli hemşehrilerimiz bu oyunlar açıkça oynanıyor ve hepimiz görüyoruz. Artık sizlerde bu gerçekleri görün. Yıllardır haklarınız sömürülüyor. Her geçen gün bir şeylerimizi kaybediyoruz. Kazançlarımızı, evlerimizi, arsalarımızı, mahallemizi, doğal kaynaklarımızı, doğal güzelliklerimizi, köyümüzü, görgümüzü, bilgimizi, ailemizi, çocuklarımızı, sağlığımızı, ahlâkımızı kaybediyoruz. Sizlerin desteğiyle, bizlerin de gayretiyle inşallah ülkemizi tekrar ayağa kaldıralım. Bizler bu bolluk ve nimetler içerisinde bu duruma mecbur değiliz. Hem kendimiz huzur ve refah içinde yasayalım hem de diğer coğrafyaların da huzuru ve refahı için çalışalım. Tercihimizi doğru kullanalım. Saadet Partisine destek verelim ve en kısa zamanda içinde bulunduğumuz problemleri birlikte çözelim. Çaresiz değilsiniz.” ifadeleri kullandı.

AMERİKA’NIN, 1915 OLAYLARINI ORTAYA ATMASI TÜRKİYE’YE YAPTIRIM UYGULAYABİLMEK İÇİNDİR

Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Atik Ağdağ ise; “Konya’mız hocamızın tabiriyle beldeyi muhayyere. Bütün Milli Görüşçüler nezdinde de Konya’nın yeri her zaman için başkadır. Bugün ayın 24’ü ve 24 Nisan 1915’te, Emperyalist güçlerin Ermenileri bir devlet olmaya teşvik etme amacıyla silahlandırdıkları Anadolu’nun birçok yerinde baskın ve mezalime yönlendirdikleri bir sürecin sonunda, Osmanlı bunların halka daha fazla zarar vermesini engellemek üzere bir Tehcir kararı aldı. Yani bulundukları bölgelerden, zarar vermesinler diye güneye Suriye’ye doğru bir yönlendirme kararı aldı. Bir dedesini Ermeni’lerin yaptığı mezalimlerde kaybetmiş birisi olarak söylüyorum, bu tehcir hadisesinin hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Bu mesele maalesef bir şekilde yıllardır, hatta bir asrı aşkın bir süredir, emperyalist ülkelerin gündeminde ve sürekli Türkiye’nin önüne getirilmekte. Bugün itibariyle de Amerika’nın yeni seçilmiş başkanı Biden, bu meseleyi bir soykırım olarak tarif etti. Aslında bu türden meselelerin dile getirilmesinin arkasında yatan şeylerden birisi ve en önemlisi bunun hukuki sonuçlarını temin etmektir. Yani Türkiye’ye yönelik birtakım yaptırımlar ve manevi tazminat davaları sürecini harekete geçirmek üzere planlanan şeylerdir.” dedi.

AMERİKA, SİYONİZM’İN OYUNCAĞI BİR ÜLKEDİR

Amerika’nın, bütün imkanlarını Siyonizm’in hizmetine sunduğunu vurgulayan Ağdağ; “Erbakan hocamızın 50 yıllık siyasi mücadelesi içerisinde bizlere verdiği iki ana yaklaşım vardır. Bunlardan birisi bizim Müslümanlığımız, yani bize Müslüman olduğumuzu Müslüman oldum demekle meselenin bitmediği ve mutlaka şuurlu Müslüman olmamız gerektiğidir. Şuurlu Müslüman olmayı da özü itibariyle bütün ibadetleri yerine getirmekle beraber cihat ibadetini bir hakkın yerine getirme gayreti içerisinde olmak ile açıklamıştır. İkincisi ise, dünya bir Hak – Batıl mücadele alanı. Bu dünyada Hak nasıl İslam ve Müslümanlar ise batılın da bir temsilcisi var. Küfür tek millettir. Küfrün tek millet olması tek bire yerden idare ediliyor olmasıdır. Bugün batının temsilcisi ve küfrün yöneticisi Siyonizm’dir. Siyonizm’in de emeli

küçük İsrail’i ve ardından büyük İsrail’i kurmaktır. Ve hepsinin ardından da kendisi inancının ölçüleri içerisinde bir cihan hakimiyeti tesir etmektir. İnandıkları çerçevede küçük İsrail’i, Filistin topraklarını işgal ederek kurdular. Büyük İsrail’i kurmak için Arz-ı Mev’ûd’un içerisinde, o kendi bayraklarında da işaret ettikleri üzere Nil ile Fırat arasındaki bütün toprakları işgal etmek, yerleşmek ve bu topraklarda yaşarken başlarına bir sıkıntı gelmesin diye etraflarında da güçlü bir İslam ülkesinin, Müslüman ülkeyi, özellikle de Osmanlı ve Selçuklu bakiyesi bir Türkiye’yi bırakmamak olduğunu bir hedef ve gayret olarak ortadır.

Amerika, Siyonizm’in oyuncağı bir ülkedir oradaki halkı da o halkın insanlarını da devletin bütün imkânlarını da Siyonizm’in, İsrail’in hizmetine sunmuştur, İsrail’in hizmeti ölçüsünde kullanmaktadır O yüzden Amerika tamamen Siyonist güdümlü lobilerin şekillendirdiği hizmet maksadıyla iş yapan bir devlettir. Bundan önceki dönem Trump diye dengesiz bir başkan geldi. O başkan da Siyonizm’e hizmet etti ama kendince bazı problemli tarafları vardı. hedeflenen ölçüler içerisinde olmasa da Siyonizm’e önemli hizmetleri yaptı ama hedefli ve planlı bir şekilde hizmeti, Siyonistlerin istediği ölçüde ortaya koyamadı. Koyamadığı için de Siyonizm Amerika’daki taşeronunu yeniden değiştirip Biden’ı getirdi. Biz neredeyse evvelden Trump’ın her gün bir tweetini, bir açıklamasını görürdük ama Biden seçildiğinden bu tarafa düzgün bir Amerikan başkanı veya yönetimi açıklamasına şahit olamadık. Sadece bazı açıklamaları sözcüler yaptı. Biden, en önemli açıklamasını bugün Türkiye aleyhine, Ermenilere Türkiye’nin, daha doğrusu Osmanlı’nın bir soykırım yaptığını ve bu soykırımı kendisinin kabul ettiğini ifade eden bir açıklama ile yaptı. Biden yönetimi, Siyonizm’in önceki dönemde eksik kalan hedefli ve sonuç almaya yönelik bütün planlarını aynı ile uygular bir vaziyette tavır almış durumda.” şeklinde konuştu.

AK PARTİ, 3 TEMEL YAKLAŞIM İLE BİZDEN AYRIŞMIŞTIR

Ağdağ, konuşmasının devamında ise; “Su süreç Türkiye’deki siyaseti de önümüzdeki dönemde şekillendirecektir. Önümüzdeki dönemde siyasi partilerin Amerika yönetimi ile veya Biden ile münasebetleri üzerinden hangi tavrı nasıl alacaklarını hep birlikte müşahede edeceğiz. Türkiye’yi idare edenler, AK Parti, kendisinin ortaya çıktığı günden bu tarafa kendi siyasi tutumunu ana üç eksende belirlemişti. Bunlardan bir tanesi yani bizden ayrıldıkları için gömleği çıkardık dedikleri dönemde AK Parti 3 temel yaklaşımla bizden ayrışma noktasına gitmişti.

Birincisi Amerika’yı stratejik müttefik kabul etmek. Bizim hiçbir zaman Amerika’yı stratejik müttefik kabul etme imkan ve ihtimalimiz yoktur. Çünkü Amerika bizim toprak bütünlüğümüzü kabul etmiş bir ülke değildir ve İslam coğrafyasını bölmek parçalamak ve imha etmekten, bu anlamda İsrail’in emellerine hizmet etmekten başka hiçbir şey yapmaz. O yüzden Amerika’dan stratejik müttefik olacağını düşünmek çok büyük bir gaflettir.

Diğer yaklaşımı ise İsrail’e bu ölçüler içerisinde bir dünya görmek ve orayla iyi münasebetler geliştirmek idi. Bu da bizim kabul edeceğimiz bir şey değildir. İsrail biraz önce de ifade ettiğimiz gibi Erbakan hocamızın bize 40-50 yıldır anlattığı gibi bizim topraklarımız üzerinde emeli olduğu gibi, bizi Müslüman olarak da etrafında görmek istemeyen varlığımızı kendine tehdit gören bunun içinde öldürdüğü her Müslüman’ı, akıttığı her Müslüman kanını kendisi açısından büyük bir imkan gören bir devlettir. Bizim bunlarla dünya gerçeği üzerinden uzlaşma zeminimiz mümkün değildir.

Üçüncüsü de faizci kapitalist nizamı aynen devam ettirmeyi bir hedef olarak görmektir. Bu anlamda bu faizci kapitalist nizamı da hakeza aynı ölçüler içerisinde götürmüştür. Beraberinde bu Batı ile ittifak zemini ölçüleri açısından Avrupa Birliği’ni de kendisine bir medeniyet unsuru gördüğünü ve Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne mutlak sokmak istediğini söylemişti. Ben bu hatırlatmaları şunun için yapıyorum, siz bu yaklaşım ile yola çıkarsanız, işte 20 yıl sonra geldiğimiz noktada, bugün yaşadığımız tabloların hiçbirisini anlamamışsınız demektir.” ifadelerini kullandı.

AMERİKA VARLIĞINI, YAPTIKLARI SOYKIRIMLARA BORÇLUDUR

Amerika’nın açıklamasının hiçbir hükmü olmadığını belirten Ağdağ; “Amerika’nın bize soykırımcı demesinin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Zira Amerika kendi tarihi içerisinde varlığını her türlü soykırıma borçlu olarak gelmiştir. Bizimle alakalı iddia ettikleri şeylerin hiçbirisi gerçek değildir ama kendilerinin hepimizin bildiği gördüğü soykırım hadiseleri mevcuttur. Daha 15 yıl önce Irak’ı işgal ettiklerinde 1,5 milyon Iraklı Müslüman’ı katlettiler. Ebu Gureyb gerçeği ortada. Yine Guantanamo diye insanlığın yüz karası sayılacak, küçücük bir adada Müslümanlara yönelik yaptıkları zulümler, işkenceler ve her türlü çirkinlik ortada. Bunlar ortadayken Afganistan’da, 11 Eylül hadiselerini gerekçe kılarak yaptıkları ortada. O yüzden onların bizim için söyledikleri önemli değil. Ama bizim ülkemizin idarecilerinin de gafletten uyanması gerekmektedir.

Bir diğer mesele de Türkiye’nin kendi içerisine düştüğü problemlerdir ve bunun en önemli ayaklarından birisi ise ekonomidir. Maalesef, Türkiye çok ciddi ve büyük bir ekonomik dar boğazın içerisindedir. Bugün Amerika’nın küstah ve insanlık dışı açıklamasına doğru bir cevap verememesinin en temel sebeplerinden birisi, mevcut ekonomi yönetiminin zayıflığı ve zafiyetindendir. Bir diğeri ve bundan daha önemlisi ahlaki ve manevi tahribattır. Bugün ülke, insanı açısından, sokağa çıktığımızda, dışarıya baktığımızda, yaşananları gördüğümüzde tanınamaz bir durumdadır. Bugün dindarlar eliyle yapılan yanlışlıklar sebebiyle insanlar dinlerinden uzaklaşır hale gelmiştir. Bütün bunları topladığımızda ülke içerisinde yaşanan problemler, İslam dünyasında yaşanan karışıklıklar ve bütün insanlığı tehdit eden Siyonizm ve onun işbirlikçilerinin yaptıklarını düşündüğümüzde, karşımıza çıkan yegane gerçek şudur; Türkiye’nin de İslam dünyasının da Milli Görüş ve Saadet Partisi’nden başka bir çıkış yolu yoktur. Bunun içindir ki Geçim İttifakı’nı oluşturduk ve seçimi değil milletimizin geçiminin konuşulması gerektiğini ortaya koyduk.” şeklinde konuştu.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

xxx izle porno bedava porno Alexis Texas Asa Akira Riley Reid Kendra Lust Peta Jensen Jada Stevens Mia Khalifa
Tema Tasarım | Osgaka.com