Ben kendimi bildim bileli rokettube porno izleyen biriyim. Seksi kadinlarin anal sex yapmalari cok hosuma gidiyor. Fakat malesef ailem ile yasadigim icin ve kendime ait bir odam olmadigindan sadece banyoda 31 cekebiliyorum. Neyse ki mobil porno siteleri sayesinde cep telefonumdan rahatca 3gp ve mp4 film izleyebiliyorum. Gecen sene aldigim telefonumla iphone porno izlemek cok kolay ve zevk verici. Buradan tum ergenlere sesleniyorum. Sende kendine bir akilli telefon al ve doyana kadar porno izle. Birbirinden guzel koca gotlu ve memeli kadinlarin filmleri kesinlikle hosuna gidecektir. Ben o kadar cok kisi taniyorum ki brazzers diyince gozleri fal tasi oluyor ve siki kalkiyor. Senin neyin eksik? hadi git ve sikis izle.
Ana Sayfa KONYA HABER, Manşet, Manşet Altı, Sür Manşet 25 Temmuz 2019 26 Görüntüleme

“Rusya’ya güvenemeyiz!”

Konya Aydınlar Ocağı’nda Rusların, 1826’dan beri Osmanlı Devleti’nin yenileşmesini ve güçlenmesini istemediğini ifade eden Doç. Dr. Ahmet Dönmez, “Rusya’ya güvenemeyiz.” dedi.

NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Dönmez, Türkiye, Batı sisteminden ve ittifakından çıkarsa çok farklı bir yere sürüklenebilir. Biz Rusya’ya güvenemeyiz.” dedi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen Selçuklu Salı Sohbetleri’nde, Türk Modernleşmesi tarihinde İngilizlerin etkisini anlatan Doç. Dr. Ahmet Dönmez, dünyada her devletin dış politikada kendi menfaatlerini gözettiğini ifade ederek “19.yüzyılın başlarında İngiltere’nin menfaatleri Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumayı gerektiriyordu. Yâni Avrupa güçler dengesinin korunmasını temel dış politikası olarak belirlemişti İngilizler. Osmanlı Devletini de bu güçler dengesinin en önemli unsurlarından biri olduğunu düşünüyordu.” dedi.

14 Temmuz 1789’da Fransız İhtilâli’nin meydana geldiğini ve dünyada tesirleri görüldüğünü kaydeden Doç. Dr. Dönmez, 1787-1792 Osmanlı-Rus-Avusturya savaşının konunun başlangıcı açısından önemli olduğunu belirterek “Rusya ve Avusturya 1787’de Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki topraklarını paylaşmak için bir araya geldiler ve bir savaş başlattılar. Osmanlı Devleti önce Rusya ve sonra Avusturya ile savaşa girince her iki devletle de mücadele edemez duruma geldi. İngiltere, Osmanlı’nın parçalanmaması için 1791’de Rusya ile savaşı göze aldı.” diye konuştu.

OSMANLI’DA YENİLEŞME II. MAHMUD’LA BAŞLADI

Osmanlı’nın modernleşmesinde İngiltere etkisinin 1832’de başladığını ifade eden Dönmez, Osmanlı’da değişim ve yenileşmenin ise II.Mahmud’la başladığını söyledi. Dönmez, Hünkâr İskelesi Antlaşmasıyla boğazların kontrolünün Rusya’ya geçtiğini fakat İngiltere ve Fransa’nın, tehlikenin farkına vararak bu antlaşmayı protesto ederek sekiz yıllık olan antlaşmayı 1841 yılına kadar uygulatmadıklarına da dikkati çekti.

Osmanlı Padişahı II. Mahmud’la ilgili açıklamalar da yapan Dönmez, “Bugün kendi silahımızı üreteceğiz, yerli ve millî olacağız diyoruz ya. İşte bunun başlatıcısı ya da geçmişte en kuvvetli birini arayacaksak bence II.Mahmud söylenebilir. II.Mahmud, “Devletim zor durumda. Bana ne yapacağımı söylemeyin. Beni yönlendirmeyin. Bana silah vermeyin. Bana silah yapmayı öğretin. Fabrika kurayım, kendi silahımı kendim üreteyim diyordu. Rusya ise Osmanlı devletinin modernleşmesini, yenileşmesini ve güçlenmesini istemiyordu” diye konuştu.

“RUSYA’YA GÜVENEMEYİZ”

18.yüzyıldan beri Rusya’nın Osmanlı Devleti’ni avı olarak gördüğünü ileri süren tarihçi yazar Dönmez, şu soruyu yöneltti: “Bana sorarsanız hangi ülke bizim için uzun vadede daha tehlikeli? Rusya, Türkiye için Amerika’dan daha tehlikeli. Amerika bir bakarsınız tasını tarağını toplar gider ne olduğunu anlamazsınız

Ama Rusya değişmez. 200 yıldan fazladır İstanbul ve boğazları almaktan asla vazgeçmedi.”

İngilizlerin Rusya ile ilgili 1857’de; “Rusya asla İstanbul ve boğazları almaktan vazgeçmeyecektir. Hiçbir zaman emelini değiştirmeyecektir.” şeklindeki uyarısına da dikkati çeken Dönmez, şunları dile getirdi: “Ben bazen soruyorum. Bu halâ geçerli mi geçerli değil mi diye? Batı sisteminden ve ittifakından Türkiye çıkarsa çok farklı bir yere sürüklenebilir. Biz Rusya’ya güvenemeyiz. Doğudaki devletler Çin’e, İran’a falan da güvenemeyiz. Rusya’nın temel politikası 1826 yılından beri şöyle: Osmanlı Devleti’ni himayesine almak. Giderek istikrarsızlaştırmak. İç karışıklığa sürüklemek. Güçsüzleştirmek ve kendine muhtaç duruma düşürmek. Ve kendine yaklaştıkça da yönetimde de kendi adamlarını yerleştirerek hedefine bu şekilde ulaşmak.” Bugün için Rusya’nın bu politikası değişti mi, değişmedi mi? Bunu sormamız, sorgulamamız lazım. Rusya’nın etki alanı Ermenistan, Kırım, Suriye ve İran olarak bir çember

çizerseniz, ortasında kaldığımızı da görürüz. İşin kötü yanı şu: Amerikalılar Büyük İsrail’i kurma şeyine girmiş durumda. Bizim iki süper gücün ortasında kalmış gibi bir durumumuz var. Bizim uyanık olmamız lâzım.”

Sohbetten sonra katılımcılardan gelen soruları da cevaplandıran Doç. Dr. Ahmet Dönmez’e, Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü “Büyük Selçuklu Mirası” adlı kitabı hediye etti. Daha sonra topluca hatıra fotoğrafı çektirildi. Sohbetten önce şair ve mûsıkîşinas Enver Etik, Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Han Duvarları” adlı şiiri açıklamalı okudu

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

xxx izle porno bedava porno Alexis Texas Asa Akira Riley Reid Kendra Lust Peta Jensen Jada Stevens Mia Khalifa
Tema Tasarım | Osgaka.com