Ben kendimi bildim bileli rokettube porno izleyen biriyim. Seksi kadinlarin anal sex yapmalari cok hosuma gidiyor. Fakat malesef ailem ile yasadigim icin ve kendime ait bir odam olmadigindan sadece banyoda 31 cekebiliyorum. Neyse ki mobil porno siteleri sayesinde cep telefonumdan rahatca 3gp ve mp4 film izleyebiliyorum. Gecen sene aldigim telefonumla iphone porno izlemek cok kolay ve zevk verici. Buradan tum ergenlere sesleniyorum. Sende kendine bir akilli telefon al ve doyana kadar porno izle. Birbirinden guzel koca gotlu ve memeli kadinlarin filmleri kesinlikle hosuna gidecektir. Ben o kadar cok kisi taniyorum ki brazzers diyince gozleri fal tasi oluyor ve siki kalkiyor. Senin neyin eksik? hadi git ve sikis izle.
Ana Sayfa KONYA HABER, KÜLTÜR VE SANAT, Manşet, Manşet Altı, Sür Manşet 19 Mayıs 2019 87 Görüntüleme

En çok Peygamber Konya’da

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi ve Selçuklu Belediyesinin işbirliği ile düzenlenen ‘Konya’da Medfun Olduğu Söylenilen Peygamberler’ konulu konferansa katılan araştırmacı yazar Ahmet Çelik Konya’da en az 14 Peygamberin bulunduğunu söyledi. Konya’nın Türkiye’de en çok peygamberi bağrında barındıran şehir olduğuna dikkat çeken Çelik, “Konya Kültür ve turizminde bu yönde düzenlemeler yapılmalıdır” şeklinde konuştu.

PEYGAMBERLİK EVRENSELDİR

Geniş katılımcı kitlesinin ilgiyle takip ettiği konferansında peygamber tanımlaması yapan Çelik, “Allah’ın emirlerini ve öğütlerini insanlara bildirmek üzere seçtiği elçi, anlamında olan ve Farsçadan Türkçeye geçen ‘peygamber’ kelimesinin Arapça karşılığı ‘Resul’ ve ‘Nebi’dir. Resul, yeni kitap ve şeriat ile insanlara gönderilen peygamber; Nebi ise, Allah’ın emir ve yasaklarını insanlara haber veren fakat yeni kitap ve şeraitle gönderilmeyen, kendinden önceki resule tabi olan, onların tebliğini ümmetlerine bildirmekle görevli olan peygamberlerdir. Her resul nebidir, fakat her nebi, resul değildir” dedi.

PEYGAMBERLERLİĞİN DİLİ YOKTUR

Peygamberliğin evrensel olduğuna ve şeraitlerinde bazı farklılıklar olsa da hepsinde iman, ibadet ve ahlak esaslarının ortak olduğuna işaret eden Çelik sözlerini şöyle sürdürdü: “Peygamberlik Allah’ın uhdesindedir, O’nun dilemesiyle peygamber olunur. Şahsi, nüfuz, servet, bilgi ya da veraset yoluyla peygamberlik elde edilemez. Peygamberlik makamı devamlıdır ve tarihin her devrinde peygamberleri görmek mümkündür. Peygamber gelmeyen toplum yoktur. Yahudilerin iddia ettiği gibi sadece belli bir ırka peygamber gelmiş değildir. Peygamberlikte özel bir lisan seçilmemiş ve her peygamber, gönderildiği kavmin diliyle tebliğde bulunmuştur.”

BÜTÜN PEYGAMBERLERE İNANMAK ESASTIR

Kur’an-ı Kerim’de 25 peygamber isminin geçtiğine, bir kısım peygamberden ise zikredilmediğine vurgu yapan Çelik, bazı Hadis-i Şerif kaynaklarında 124 bin veya 224 bin nebi ile 315 resulün olduğu bildirilmiştir. 3 ismin peygamber olup olmadığı da ihtilaflıdır. Tarihte bazen peş peşe, bazen aynı zaman dilimi içinde peygamberler gönderilmiştir. Biz, adı bilinsin veya bilinmesin; Allah’ın gönderdiği peygamberlerin hepsine inanır ve tasdik ederiz” diye konuştu.

PEYGAMBERLERİNİ GÖNDERİLME GEREKÇELERİ

Önceki peygamberlerin talimat ve mesajının kaybolup gitmesi; getirdikleri mesajının daha da mükemmelleştirilmesi, bazı değişikler ve ilaveler yapılması; talimatı sadece belli bir kavim ve ya bölgeye mahsus iken başka milletlere şamil kılmak ya da bir peygambere yardımcı olmak için yeni bir peygamber gönderildiğini anlatan Çelik, “Son Nebi ve Resul Hz. Muhammed (SAV)’de bu sebeplerden hiç biri mevcut değildir. O’nun mesajına eklenecek ve çıkarılacak bir şey yoktur. O bütün insanlığa gönderildiği için ‘hateme’n-nebiyyin vel-mürselin’ olmuştur. O peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve ondan sonra peygamber olmamıştır” dedi.

KABİRLERİ TESPİT ETMEK ZORDUR

Hz. Muhammed (SAV)’in kabrinden başka diğer peygamberlerin kabrinin nerede olduğunu tespit etmenin hayli zor olduğuna işaret eden Çelik bu konuda şunları söyledi:

“Hz. Âdem’in kabri Mekke’de Mina, Arafat veya Ebûkubeys dağında, Hz. Havva Cidde’dedir. Hz. Nuh’un kabri Mekke’de Mescid-i Harâm’da Mültezem ile Makam-ı İbrâhim ya da Kerek’, Cizre veya Necef’tedir. Hz. Hûd, Mekke’ye gitti ve orada vefat edip, Kâbe ile zemzem arasında Hicr’e defnedildi; bir rivayete göre de Şam’da Ümeyye Camii’ndedir. Semud kavmi helak edildikten sonra Mekke’ye göç ettiği nakledilen Hz. Salih’in vefat edinceye kadar Filistin’de Remle yakınlarında yaşadığı hakkında da rivayetler vardır. Hz. İbrâhim el-Halil kentinde Hz. Sâre’nin yanına defnedildi. Hz. Yusuf’un naşı mermer bir sandukaya yerleştirilip Nil kıyısına defnedildiyse de Hz. Musa, İsrailoğulları’nı Mısır’dan çıkarınca Hz. Yusuf’un naşını da beraberinde götürdü; bugün kabri Filistin’in el-Halîl şehrindedir. Hz. Şuayb Ürdün’de, Hz. Musa-Filistin’de kızıl kum tepesinin yanındadır. Hz. Harun’un mezarı Petra Vadisi’nin yakınında, Hor Dağı’nın üzerindedir. Hz. Davud Kudüs’te, şehit peygamber Hz. Yahya’nın kol ve kafatası kemikleri Topkapı Sarayı Müzesi Mukaddes Emanetler Dairesi’ndedir. Hz. Eyyup ve Hz. Yuşa Ürdün’dedir.”

Bazı peygamberler için makamın söz konusu olduğunun da altını çizen Çelik, Mekke ve Medine dışında Kudüs’te 6, Ürdün’de 4, Suriye’de 2 ve Irak’ta 4 peygamber mezar veya makamı olduğunu anlattı.

TÜKİYE’DE 28 PEYGAMBERİN VARLIĞI BİLİNİYOR

Türkiye’de de 28 peygamberin medfun veya makamının bulunduğunu kaydeden Çelik, “Diyarbakır’da 10, Şanlıurfa’da 13, Adıyaman ve Şırnak’ta 1’er, Tarsus’ta ise 3 peygamberin medfun olduğu rivayet edilir. Dolayısıyla bu şehirlerimiz “Medine-i Enbiya yani Peygamberler Şehri” olarak kabul edilmektedir. Bunlardan Hz. Şit ve Hz. Lokman Tarsus Ulu camiinde medfundur. Danyal’ın Tarsus’ta hem de İran’dadır. Diyarbakır merkezde Yunus ve Cercis, Eğil ilçesinde Zülkifl, Elyesa, Harun-ı Asafi, Danyal (Zülkifl oğlu), Nebi Hallak ve Nebi Harut, Ergani ilçesinde ise Enüş peygamber bulunuyor. Yunus’un Diyarbakır’la birlikte Musul’da da makamı vardır” dedi.

ESKİÇAĞLARDA KONYA

Konya’da Yerleşik şehir hayatının tarih öncesi (Prehistorik) çağda başladığını, Çatalhöyük’ün en eski ve en gelişmiş Neolitik devir yerleşim merkezi oluğunu kaydeden Çelik, “Alaaddin Tepesi de Çatalhüyük’e benzer neolitik izler taşımaktadır. 9 bin yıl önce kurulan Tepe milattan önce 2000 yıllarından beri düzenli olarak iskân görmüş höyüklerdendir. Bölgedeki kazılarda Frig, Hitit, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı yerleşimlerine ait bulgular elde edilmiştir. Milattan önce 8. yüzyılda Frigler zamanında surlarla çevrilen Konya bir kale-kent hâline gelmiştir. Sonra Lidyalılar’ın egemenliğine giren Konya, milattan önce 4. yüzyılda Persler, 2. yüzyılda İskender, Selevkoslar ve Bergama Krallığının istilâsına uğramıştır. Milattan sonra 395’te de Roma hâkimiyetine giren Konya’da milattan önce 3 bin 500’lü yıllarda ilk ev mimarî ve ilk kutsal yapı kalıntılarına rastlanmaktadır.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

xxx izle porno bedava porno Alexis Texas Asa Akira Riley Reid Kendra Lust Peta Jensen Jada Stevens Mia Khalifa
Tema Tasarım | Osgaka.com